İran ve Türkiye’de Kurumsal Sosyal Sorumluluğun Artırılması Projesi kapsamında yapılan ikinci Iran ve Türkiye iş dünyası yuvarlak masa toplantısı 26 Mayıs 2010 tarihinde Tahran’da İran Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi.
İlgili proje, Türkiye ve İran Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dernekleri tarafından, (kurumsal sosyal sorumluluğun [KSS] ana konuları olarak) insan hakları, işçi hakları, yolsuzluk ve çevreyle ilgili konularda toplumun ve toplumsal paydaşların farkındalığını artırmanın yanı sıra, Türkiye ile İran arasında daha iyi bir diyalog kurulabilmesi için gereken uluslar arası işbirliğine katkıda bulunmak amacıyla Ocak 2009’da başlatılmıştı.
Proje süresi boyunca KSS Türkiye ve KSS İran Dernekleri sık sık bir araya gelerek iki ülkenin KSS algısı hakkında değerlendirmelerde bulundular. Her iki dernek bu amaçla hazırladıkları raporları paydaşlarına ileterek görüş alışverişinde bulundular. Toplumun daha geniş kesimlerine bilgi vermek ve paydaşlardan geri bildirim alabilmek amacıyla proje kapsamında ilk yuvarlak masa toplantısı 24 Ekim 2009 tarihinde, İran iş dünyasının katılımcılarıyla beraber İstanbul’da düzenlenmişti. İkinci ve son yuvarlak masa toplantısı ise Tahran’da düzenlendi.
Yuvarlak masa toplantısında KSS Türkiye ve KSS İran Dernekleri şimdiye kadar KSS’nin İran ve Türkiye’deki durumu hakkında hazırladıkları raporların bulgularını sundular. İran iş dünyası katılımcıları ve 10 kişiden oluşan Türk Heyeti de KSS’nin Türkiye ve İran’daki durumu hakkındaki görüşlerini bildirdiler.
Yuvarlak masa toplantısı aynı zamanda İran özel sektöründe önemli bir uluslar arası ilişkiler uzmanı ve iş dünyası lideri olan Atieh Şirketler Grubu Başkanı Bijan Khajepour tarafından yönetildi. Başarıyla yönetilen bu ufuk açıcı toplantıda üzerinden geçilen konular ve ortaya çıkan yorumlar genel hatlarıyla aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Her iki ülkede de KSS’nin raporlanmasına geren önem verilmiyor. Türkiye’de bazı şirketler KSS’yi ahlaki bir bakış açısı olarak görmektense sadece projeler bazında değerlendiriyor, dolayısıyla bu şirketler KSS projelerinin bitmesiyle KSS’ye olan ilgilerini kaybediyor. İran’da ise bir diğer sorun hayırseverlikle ilişkilendirilebilecek tüm etkinliklere dini bir vazife olarak bakılmasından kaynaklanıyor. Zengin kimseler veya şirket sahipleri yaptıkları hayırseverlik benzeri etkinlikleri Tanrı’yla kendileri arasında kalması gereken bir durum olarak görüyor. Bu etkinlikleri görünür kılarak bir övünme malzemesi haline getirmekten kaçınıyorlar. Her iki şekilde de KSS etkinliklerinin kaydedilmesi ve raporlanması İran ve Türkiye’de sorunlu olabiliyor.
- Her iki ülkenin temsilcileri de KSS uygulamalarında ortaya çıkan popüler eğilimlere dikkat çekiyorlar. Pop-KSS uygulamaları olarak ortaya çıkan eğitim, çevre ve çocuklar hakkında uygulanan samimiyetsiz projeler KSS algısının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olabiliyor.
- Her iki ülkenin de katılımcıları da Türkiye ve İran’ın ortak tarihleri ve benzer kültürleriyle birlikte, KSS yoluyla işçi haklarına, iş dünyasında şeffaflığa, cinsiyet eşitliğine ve hesap verebilirliğe katkı sağlayabileceğine inanıyor.
- Öte yandan kültürel özelliklerin modern KSS algısına dönüşebilmesi için her iki ülkede de belirgin bir dönüşüm yaşanması gerekiyor. Bu konuda önemli bir yorum toplantı yöneticisi Bijan Khajepour tarafından verildi. Khajepour her iki ülkede de yardımseverlik ve misafirperverliğin ne kadar belirgin olduğuna dikkat çekiyor. Fakat iki ülkede de söz konusu trafik olunca yardımsever ve misafirperver ülkelerin sürücüleri kaba, sert ve bencil insanlara dönüşebiliyorlar. Dolayısıyla kültürel kökenin mevcut yaşam koşullarına doğrudan etki edeceğini söylemek mümkün olmuyor. Kültür kökenlerinin istenilen sonuçları vermesi için KSS konusunda şirketlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşüyor.
- Her iki ülkede de şirketler uluslar arası KSS standartlarına, modellerine ve raporlamalarına yeteri kadar önem vermiyorlar. Bu durumun öncelikli edenlerinden birisi olarak uluslararası modeller İran ve Türkiye’de yerel koşulları anlamaya yeterli olamıyor. Uluslar arası modellerin içerikleri İran ve Türkiye’deki şirketlerin etkinlikleri için ilgisiz kalabiliyor. Bu modellerle İran ve Türkiye’deki şirketler etkinliklerini yeterince yansıtamıyorlar. Dolayısıyla genel bir KSS çerçevesi yaratabilmek amacıyla bölge için oluşturulacak bir raporlama girişimi öncelikli ihtiyaçlardan birisi olarak ortaya çıkıyor.
İran gezisi kapsamında Türk Heyeti İran’da ilk kez düzenlenen İran KSS Çözümleri Pazaryeri etkinliğini ziyaret etme fırsatını da buldular. Ayrıca Türk Heyeti Tahran ve Meşhed’de bulunan birçok sivil toplum kuruluşunu ziyaret etti. İran ve Türkiye’de KSS’nin Artırılması Projesi sona ererken, projenin her iki ülkeden de katılımcılar, sadece iki ülkede değil aynı zamanda tüm bölgede KSS alanında daha iyi standartlara ulaşılması için, benzer projelerin yakın gelecekte devam etmesine dair isteklerini bildirdiler.