| 1800’ler - şirketlere tanınan sınırlı sorumluluk hakkı, devlet deregülasyonu ve sermaye piyasalarının hızla gelişmesi şirketlere bugünkü şeklini vermeye başlar.John D. Rockefeller (petrol), Andrew Carnegie (demir-çelik) ve Henry Ford (otomobil) gibi büyük şirketlerin kurucuları dünyanın en güçlü ve en zengin adamları haline gelir. 1900 Başları - kamuoyu, şirketleri çok güçlü oldukları, rekabetçi olmayan politikalar izledikleri, sadece hissedarların çıkarlarını korudukları, çalışanlarına ve müşterilerine önem vermedikleri için eleştirmeye, seslerini yükseltmeye başlar.
1953 - Howard Bowen -Birleşik Amerikalı ekonomist- tarafından yazılan ‘İşadamlarının Sosyal Sorumlulukları’ (Social Responsibilities of the Businessman) kitabını çıkarır. (Şirketlerin toplum değerleriyle örtüşen politikaları benimsemeleri gerektiğini vurgular.)
- 1962 - Rachel Caron-biyolog- tarafından yazılan Sessiz Bahar tarım ilaçları, çevre kirlenmesi ve kimya sanayiinin topluma yanlış bilgi vermesi hakkındadır ve çevreci hareketin başlangıcı olarak kabul edilir. 1972 yılında DDT adlı tarım ilacın Amerika’da yasaklanmasına önayak olmuştur.
- 1965 - Ralph Nader-politik eylemci- ‘Her Hızda Tehlikeli-Amerikan Otomobilin dizayn edilmiş tehlikeleri’ (Unsafe at anyspeed: the designed-in dangers of the American Automobile) çalışması Amerika’daki otomobil endüstrisinin, müşterinin güvenliği ve diğer ihtiyaçlarına nasıl ilgisiz kaldığını ortaya çıkarmıştır.
1960’lar ve 1970’lerde görülen işçi hakları, tüketici hakları koruma eylemleri, ürün boykotları ve çevreci hareketleri toplumun iş dünyasından beklentilerini önemli bir ölçüde değiştirdiğini gösterir. “Güçlü olanın daha fazla sorumluluğu vardır” inancı şirketlerin giderek daha fazla sosyal sorumluluk almasını zorunlu hale getirmeye başlar. 1970’li yıllar Kurumsal Sosyal Sorumluluk kavramının daha sık telaffuz edilmeye başladığı yıllar olmuştur. (KSS kısaltması daha sonra ortaya çıkar.)
- 1971 - Ekonomik Kalkınma Komitesinin (Comittee for Economic Development) şirketlerin sosyal sorumlulukları üzerine düzenlediği bir konferansda işadamları KSS’yi tartışır.
- 1972 - Stokholm’de Birleşmiş Milletler (BM) İnsan ve Çevre Konferansı düzenler. Bu konferansta BM “temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın temel bir insan hakkı olduğunu” karar altına alır ve kamuoyunun çevre sorunlarına ilgisini çekmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlemeye başlar
- 1979 - Archie Caroll şirketlerin ekonomik, yasal, etik ve gönüllü olmak üzere dört katmandan oluşan yükümlülükleri teorisini sunar (1991 ve 2004’te bu teori değişen şartlara göre yenilenir) . KSS konu olarak işletme okullarının gündeminde yerini alır.
- 1984 - Ed Freeman “stratejik yönetim: sosyal paydaşlar” yaklaşımını sunar ve 1980 sonlarında bu terim hissedarların ötesinde şirketlerin etkilediği daha geniş bir alanı anlatmak için kullanılmaya başlar.
- Peter Drucker -Avusturya orijinli Amerikan yönetim bilimci- 1984 yılında Kaliforniya Yönetim Dergisinde yayınlanan makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluklarını ticari fırsatlaradönüştürebileceklerini yazar.
Çevresel ve sosyal kaygıların küreselleşmesiyle KSS ulusal boyuttan küresel boyuta tırmanır.
- 1992 - BM iklim değişikliği üzerine Rio da bir dünya zirvesi yapar.
- 1995 - KSS Avrupa (CSR Europe) kurulur.
- 1996 - BM eski genel sekreteri Kofi Annan tarafından Kyoto Protokolü açıklanır.
- 2000 yılında başlatılan Küresel İlkeler Sözleşmesi, insan hakları; çalışan; çevre ve yolsuzluk konularını içeren on presinsipten meydana gelir ve dünyanın en büyük teşvik edici projesi haline gelir.
- Avrupa Komisyonu 2001 yılında CSR hakkında Yeşil Kitap (Green Paper on CSR), 2002 ve 2006 yıllarında ise CSR Bildirisi (Communications on CSR)’ı çıkarır. İngiltere’de CSR bakanlığı kurulur. Dünyanın farklı bölgelerinde KSS ile ilgili komisyonlar oluşturulur.
- 2004 - Asya-Pasifiğe bilgi sağlamak amacıyla KSS Asya (CSR Asia) kurulur.
Tüm bu bilgiler doğrultusunda KSS’nin gelişmesinin henüz başlangıç döneminde olduğunu kabul edebiliriz.
Dünyanın gelişimine ve ihtiyacına paralel olarak önümüzdeki onyıllarda KSS’nin bazı önemli ilkeleri ve kavramları dünya ölçeğinde yaygınlaşacak, buna ek olarak yeni KSS kavramları gündeme gelecek ve giderek KSS’nin kurumsallaşması ve vazgeçilmez hale gelmesi mümkün olabilecektir |