Değişimi Yönetmek: Sivil Toplum

Değişimi Yönetmek: Sivil Toplum

Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği ve Impact Hub İstanbul tarafından, tüm dünyada devam eden belirsizlik süreci ve bununla beraber gelen değişimleri farklı sektörler nezdinde değerlendirmek için başlatılan ‘’Değişimi Yönetmek’’ serisinin ilki AB Başkanlığı Mali İş birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Sayın Bülent Özcan’ın katılımıyla ‘’Sivil Toplum’’ sektörü perspektifiyle gerçekleştirildi.

Türkiye’nin farklı illerinden 80’den fazla kişisinin katıldığı online toplantıda yaşanan değişim sürecine sivil toplum kuruluşlarının nasıl adapte olabileceği, sürece nasıl katkı sağlayabilecekleri, kurumsal sürdürülebilirliklerini sağlamak için neler yapabilecekleri ve hangi fon kaynaklarından yararlanabilecekleri konuşuldu.

Toplantının moderatörlüğü Türkiye KSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Serdar Dinler ve Impact Hub Kurucu Ortağı Sayın Semih Boyacı tarafından gerçekleştirildi. Sivil toplum kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin projelere bağlı olduğunu belirten Dinler, projelerin esaslarını ise etkinlik ve faaliyetler olduğunu söyledi. İçinde bulunduğumuz kriz durumunda sivil toplum kuruluşlarının fiziksel faaliyetlerini durdurmak durumunda kaldığını belirten Dinler, ‘Değişim nasıl yönetilecek?’ sorusu ile sözü Sn. Özcan’a bıraktı.

Değişim Nasıl Yönetilecek?

“Fon ve programlardan faydalanmak isteyen kurumları kamu kuruluşlarıyla iş birliği yapmalı”

AB Başkanlığı Mali İş birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Özcan ilk vakanın açıklanmasının ardından ilk etapta tüm sektörlerin faaliyetlerini sürdürmekten ziyade sağlığın korunması yaklaşımlarını benimsediklerini ancak sürecin devam etmesi ile birlikte ‘bu değişimi nasıl yöneteceğiz?’ sorusunun gündeme geldiğini ve adımlar atılmaya başlandığını belirtti. Sivil toplum sektörünün yapması gereken en önemli şeyin adaptasyon sağlamak olduğunu belirten Özcan, AB Başkanlığı’nın STK’ların adaptasyon sürecine destek olmak için attığı adımları katılımcılar ile paylaştı.

İlk olarak mevcut değerlendirme aşamasında olan ‘Sivil Toplum Diyaloğu-6’ ve ‘Sivil Toplum Sektörü-3’ programlarının değerlendirme süreçlerinde sona yaklaşıldığı bilgisini veren Özcan, STK’ların sürdürülebilirliği açısından önem arz eden iki programın ilk aşamalarının en geç mayıs ayı başında açıklanacağının haberini katılımcılarla paylaştı.

Diğer bir adım olarak ise hali hazırda devam eden ‘Sivil Toplum Diyaloğu-5’ ve ‘Sivil Toplum Sektörü-2’ programlarında projelerini yürüten STK’lar ile iletişime geçtiklerini ve pandemi nedeniyle faaliyetlerini gerçekleştiremeyen kurumlara dilerlerse bütçelerini korona virüs ile ilgili faaliyetlere aktarabileceklerini ilettiklerini belirtti.

Özcan son olarak AB’nin Türkiye’ye sağladığı maddi yardımların iptal olmayacağını belirterek Sivil Toplum Kuruluşlarının, COVİD-19 ile mücadele sürecinde Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında yürütülen projelerden elde edilen tasarruflar sonucunda ortaya çıkan kaynaklardan faydalanmasını sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

AB Başkanlığı’nın adımlarından bahseden Özcan, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ilk şoku atlatmalarının ardından ‘Neler Yapabiliriz? Nasıl Katkı Sağlayabiliriz?’ aşamasına geldiklerini ve bunların olumlu yansımalarının ilerleyen günlerde görüleceğini, iletti.

Sivil toplum kuruluşlarının süreci iyi takip etmeleri gerektiğini ve adımlarını ona göre atmalarının önemli olduğunu hatırlatan Özcan, hali hazırda kurumların faydalanabilecekleri fon ve programlar ile ilgili katılımcılara bilgi verdi. Daha önceden duyurulmuş olan çağrıların korona süreci ile birleştirilmesinin mümkün olduğunu belirterek fon ve programlardan faydalanmak isteyen kurumlarına kamu kuruluşlarıyla iş birliği yapmaları önerisinde bulundu.

“İş Birliği ve Ortaklıklar Çok Önemli”

“Korona süreci sahada kitlelere ulaşabilmek için STK’lara ihtiyaç duyulduğunu gösterdi”

Kimi zaman özel sektör ve kamu kurumlarının sivil toplum kuruluşlarına mesafeli yaklaştıklarını belirten Özcan, korona sürecinin sahada kitlelere ulaşabilmek için STK’lara ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının ise kendilerini doğru anlatabilmek için bu fırsatı değerlendirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Bunun yanında, kurumsal firmaların da sürece katkı sağlamak için yapılacak çalışmalara fon ayırdığını söyleyen Özcan, birkaç aylık zaman diliminde özel sektörün toplumun yaşadığı travmaya çözüm arayacağı, toplumsal sorunlara yanıt olacak projelere bütçe ayıracağını düşündüğünü belirtti. Burada sivil toplum kuruluşlarına ‘yönlendirme, aracılık etme’ görevinin düştüğünü belirten Özcan, kurumsal sosyal sorumluluk için ayrılan bütçelerin sivil toplum kuruluşlarının hazırlayacağı sağlam projeler ile değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.