Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği, KSS Türkiye, Soma’da yaşanan Maden Felaketi üzerine bir açıklama yaptı. (Demo)

ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ YALNIZCA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK STRATEJİSİNE SAHİP ŞİRKETLERDE OLUR!

Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği : ‘’Çalışma koşulları her geçen gün kötüye gidiyor ve şirketlerin çalışma koşulları, riskler ve afetlere hazırlık konusunda yeterli değil!’’

Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluğu, yaptığın işi düzgün yapmak olarak tanımlayan Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği, KSS Türkiye, Soma’da yaşanan Maden Felaketi üzerine bir açıklama yaptı. KSS Türkiye Başkanı ve Avrupa KSS Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Dinler, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefinde olan Türkiye, çalışma koşullarını çağdaş medeniyetler düzeyine eriştirmeli ve şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri ile iş süreçlerini uyumlu hale getirmelidir” dedi.

Serdar Dinler, çalışma koşullarının iyileştirilmesi dünyada işyerinde insan hakları yaklaşımı ile ele alındığını ve Avrupa Birliği’nin 2020 Şirketler Stratejisi’nin şirketlerin sorumlu davranan birer kurumsal vatandaş görmek üzerine olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yıllarda ekonomik kalkınmayı hızla gerçekleştirdiğinin altını çizen Dinler, büyüyen bu ekonomi içinde artan sayıda KOBİ ve tedarikçinin iş piyasasında büyüdüğünü ancak dengeli bir büyüme olması için gerekli çevre, çalışma koşulları, sendikal haklar, iş güvenliği konularının ihmal edildiğinin altını çizdi. Bu kapsamda dünyada mevcut savaşlar ve çatışmalardan daha çok işyeri hataları, çalışma koşulları ve iş riskleri yüzünden bir çok insanın iş başında hayatını kaybettiğini aktardı.

‘’Türkiye’nin ekonomik kalkınması için şirketlerin sosyal sorumlu olması ve afetlere hazırlıklı olmaları gerekir.’’

Soma’da yaşanan felaketi bir afet konusu olarak gördüklerini anlatan Dinler, şöyle konuştu: “Son yıllarda Tuzla tersanelerinde yaşanan iş kazaları ve Merter’de havai fişek tersanelerinde yaşanan işyeri felaketleri göstermektedir ki büyüyen ihtiyaçlar ile gelişen sektörler sorumlu ve insan unsurunu temel alarak büyümemektedir. Burada elbette denetimler ve caydırıcı kural ve cezalar önemlidir. Ancak kurumsal sosyal sorumluluğun özü ve tartışmamız gereken nokta bu önlemleri gönüllü alınmasıdır. Yaptığı işi doğru yapmayan şirketler yüzünden bugün adına “işyeri kazası” denerek yumuşatılan “işyeri afetleri” en önemli sorundur. Bu konuya dikkat çekerek son 1 yılda kapsamlı ve ücretsiz bir araç ile başta KOBİ’ler olmak üzere işyerlerini hedefleyen “SAĞLAM KOBİ” Projesi’ni başlattık. Özellikle Ticaret Odaları ve şirketlere yönelik bu eğitimlere ilgi üzülerek belirtiyorum sadece zorlama katılımlardan oluştu. Çünkü, şirketler işyerlerinin güvenliğini, çalışanlarının sağlığı ve emniyetini yeteri kadar önemsemiyor. Bu nedenle bugün Türkiye’de milyonlarla işletmenin, üretim merkezinin çok kapsamlı ve sürekli, eş zamanlı olarak denetlenmesi mümkün değildir.”

‘’Sıkı denetimlerle şirketlerin hesap verme sorumlulukları arttırılmalıdır.’’

Dinler sözlerini şöyle tamamladı: “Esas olan şirketlerin önlemlerini alabilmeleri, bu kendi sorumluluğu olarak görebilmeleridir. Şirketlerin sıkı denetimlerle ve iç denetim süreçlerinin zorunlu hale gelmesi ile hesap verme sorumlulukları arttırılmalıdır. Kurumsal Sosyal Sorumluluk için esas olan “yaptığın işi doğru yapmaktır”. Bu nedenle bu işyeri afetine sebep olan şirketin hesap vermesi ve diğer iş kollarındaki tüm faaliyetleri de denetlenmelidir. Bu açıdan Türkiye’de iş dünyasının Avrupa İşletme 2020 yaklaşımını temel alması gerektiğine inanıyor ve yaptıkları işi düzgün yapmaya ve çalışanlarının hayatlarını önemsemeye davet ediyoruz. Bu bağlamda, çalışan ölümleri ve İşyeri AFETLERİ ancak Kurumsal Sosyal Sorumluluk iş süreçlerinin parçası olur, gönüllü yapılır ve içselleştirilirse sürdürülebilir olacaktır.”